1. YAZARLAR

  2. Mustafa Emir ARSLAN

  3. 145 YILDIR BİTMEYEN KİN
Mustafa Emir ARSLAN

Mustafa Emir ARSLAN

KTÜ | Hukuk Fakültesi Öğrencisi
Yazarın Tüm Yazıları >

145 YILDIR BİTMEYEN KİN

A+A-

           Ä°lgili resim

  • 31 MART gibi şaibelerle dolu bir seçim geçirdik. Açık açık halkın oylarını çalanlar, halkın iradesini hiç yerine koyanlar kendilerine roller biçmekte.
  • Ne tesadüf ki Sultan Abdülhamit’in devrilmesinde önemli rol oynayan 31 Mart Ayaklanması ve gelişen süreç ile Ysk verilerine göre 1. Aday olarak çıkan Ekrem İmamoğlu’nun sözleri bana Sultan Abdülhamit ve Sultan Abdülaziz devrini anımsattı.
  • İmamoğlu’nun ‘145 yıldır biz demokrasi için mücadele ediyoruz.’ sözleri kazara söylenmiş sözler değildir. İçeride saklı kalmış bir düşüncenin dışa vurumudur. Yaklaşık 145 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu oldukça kanlı bir olaya şahit olmuştu. Sultan Abdülaziz, Mithat Paşa'nın başını çektiği bir grup tarafından tahttan indirildi, yerine Mason V. Murat geçirildi. Darbe sonrası Feriye Sarayı'na götürülen Sultan Abdülaziz'e burada onur kırıcı davranışlarda bulunuldu. Çok kısa süre içerisinde iki bileği de kesilmiş olarak ölü bulundu. Sultan'ın vefatı "intihar" olarak duyuruldu. Fakat bu gaddar ve kana susamış gürüh evliyaullahtan bir padişahı katlettiğini gizleyemeyecek kadar pis kokuyordu. 1876'da tahta çıkan Sultan Abdülhamid, dağılma sürecinde bir yükselişi gerçekleştirerek Osmanlı tarihindeki yerini almış bir hükümdar. İmamoğlu'nun bu sözleri Abdülhamit'e zorla ve baskıyla yaptırılanları aklıma getirdi. İstanbul seçimlerinde de hala itirazlar sürerken, YSK da herhangi bir karar vermemişken bu tür açıklamalarla karar merci baskı altına almak isteniyor.
  • Karşımızda bize güler yüzlü maskerler takmış gül bahçeleri vaad eden bir cephe var. Karşımızda batının söylemlerine ve fiillerine uşaklık eden milli, yerli ve vatanperver olmaktan uzak şeraitte ve istikbalde gaflet içerisinde olan bir cephe var.
  • Bu söylemlerin sadece İmamoğlu’na mal etmekte yanlış olur. Bu sözler birlikte hareket ettiği tüm maddi ve manevi oluşumların gizliden ve açıkça arzularıdır. Sultan Abdülhamit’e yapılanların aynısını Recep Tayyip Erdoğanada yapılmak isteniyor.
  • Ne diyordu Sultan Abdülhamit ‘Şu titrek elleri, kıyamet gününde sana "ümmetim, ümmetim" diye yalvaracak olan Habibinin eteğinde, şimdi "milletim, milletim" diye dilenen bu ihtiyarın duasını geri çevirme. Milletimi evvelâ, "Ba'sü bâ'de'l mevt"siz bir ölümle yok etmeye götüren sahte kurtarıcılar ve sahte kurtuluşlardan kurtar ve O'na bir gün gelecek kurtarıcıları, gerçek kurtuluşu nasib eyle..’’
  • Şimdi soruyorum biz bu davaya layık mıyız? Bizler Recep Tayyip Erdoğan’ı Sultan Abdülhamit’in yalnızlığına terk mi ediyoruz? Vicdan muhasebesini yapmak lazım. Öyle ki istikbalde gençlerin yüzüne haya etmeden bakmak için eli taş değil kayanın dahi altına sokmak lazım.
Bu yazı toplam 545 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.