1. YAZARLAR

  2. Mehmet Hacıismailoğlu

  3. DOMİNO REFERANDUM
Mehmet Hacıismailoğlu

Mehmet Hacıismailoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

DOMİNO REFERANDUM

A+A-

 

Irakta bağımsızlık referandumu adı altında oynan oyun sıradan bir referandum değil, bu referandum Irak bölgesel yönetiminin tek başına yöneteceği ve karar vereceği bir referandum hiç değil.

Bölge de ki paylaşımlar net olarak başladı, beslenen ve büyütülen bölgesel güçler ve bazı terör örgütlerinin ekonomiksel rahatlama ve amaçlanan bölge coğrafyasında ki harita değişikliği artık namlunun ucuna kadar geldi.

 

Ortadoğu çok daha zorlu bir döneme giriyor, Irak’ın Kuzeyinde 25 Eylül’de yapmayı planladıkları referandum birçok ülkeyi karşı karşıya getirebilir. Ortadoğu da ki dengeler daha hassas ve daha tehlikeli bir hal alacak. Bu durumun karşısında durabilecek birçok ülke olsa da bu konuda en önemli rol kesinle Türkiye’nindir.

 

Referandumun olması yönünde çalışan İsrail ve Amerika sadece referandum konulu bir tutum değil aynı zamanda bölge coğrafi niyetli bir tutum içindeler.

Hiç kimse Amerika’nın tırlar ile taşıdığı silahları DEAŞ a karşı desteklediği terör örgütüne veriyor diye aldanmasın, bu silahlar Irak’ın kuzinde ve buna paralel çevrede etnik kimlik savaşı esnasında Türkmenlere ve Araplara karşı kullanılacak.

İsrail, düşman komşuları ile arasına sözünü dinletebileceği, istediği şekilde kiralık katil gibi kullanabileceği, sadık köpek oluşumlar inşa etme arzusunda, bu durum işi olabildiğince daha da tehlikeli hale getiriyor.

 

Yıllardır bölge de Türkmen sayısını azaltmak için ne gerekirse yaptılar, Kerkük Musul ve çevresinde bu azaltma operasyonları 2000 yılında hareketlendi ve günümüze kadar geldi, o dönemde yazdığım bir yazıda “bölge de nüfus azaltma çalışmaları var, bu kaybolan Türkmenler ne için nereye götürülüyor” dediğim de işte bu etnik kimlik savaşına hazırlık yapıldığını dile getirmek istemiştik, bu güne kadar bu sorunun üstüne gidilmedi, şimdi olay finale kadar geldi en azından bu saatten sonra ciddi ve faydalı adımlar atmalı, aksi takdirde, Hatay örneğini kullanarak bizi bir çok demokrasi tezgâhında mağlup edecekler.

 

Tarihten günümüze vazgeçilmez düşman listesinde yer alan, aynı zamanda asla topraklarımızda hüküm sürmeyi hayalinden çıkarmayan Rusya ile şartlarımızın uyuşması nedeni ile muhakkak bir araya gelmemiz gerekiyor.

Rusya referanduma şiddetle karşı çıkıyor, bir yandan da gelişmelere göre oluşabilecek masa için hazırlık yapıyor, İran zaten bu referanduma başından itibaren karşı çıkıyor, İngiltere “beyaz tilki” gelecekte Kerkük ve Musul’un Türkiye’ye teslim edilmesi mevzuatında ki korkuları için mecburi bir ahvalle referanduma karşı çıkıyor.

Siyaset işte bu düşman ve farklı konularda burun buruna geldiğimiz negatif ve pozitif duruşları bir arada ikna edebilmektir, siyaset düşmanlığı bir kenara kaldırıp çıkarlar doğrultusunda ülke menfaatine göre masada oturabilmektir, siyaset, (Abdülhamit Han) demektir, siyaset İngiltere, İran, Rusya tam da istediğimiz kıvama gelmişken İsrail, Amerika ve Arabistan’a bölgede ağır bir tokat vurabilmektir, siyaset sadakat çiftliğinde bir parça kemik için kırk kuyruk sallayan Barzani, ve Talabani’nin tasmalarını koparabilmektir.

Rusya’ın bizi desteklemesi kesinlikle kullanılmalı, eğer İran, Rusya, İngiltere üçlüsünü kullanmayı başarırsak Türkmenler bölgede kalmaya devam eder, “Türkmenlerin bölge de kalması demek, Türkiye’nin bölgede olması demektir.”

 

Bu referandum kesinlikle olmamalıdır! İsrail’in referanduma çok daha uzun bir süredir hazırlandığını bilmeyen var mı?

“Kidon” timi tarafından peşmergelere eğitim verildiğini biliyoruz, Mossad’ın en etkili timi olarak bilinen “Kidon’un” bölgede turistlik faaliyeti yapmadığı kesin.

 

İsrail bunca girişimi sadece Irak için değil aynı zamanda yarın Suriye içinde yapmış oluyor, Suriye’nin kuzeyinde de aynı hareketlilik başlayacak, çıkan bunca karışıklıkları siz hala Esed’in çatışması olarak mı görüyorsunuz? Başarmaları mümkün olmayan ve mümkün olması imkansız olan Türkiye’nin güneydoğusu da vardı ve yine var olacak.

Bölge de olanlar günün ve şartların, taraf ve çıkarların oluşturduğu bir durum değil, bölge de olanlar tamamen Amerika ve İsrail’in yazdığı ve oynadığı oyunun birer parçasıdır tüm bu gelişmeler bir planın organıdır.

Evet, referandum resmi bir yaptırıma sahip değil, Irak’ın destek vermediği ve imza atmadığı bu referandum sadece bölgede ki Kürt oluşumuna “burası bizim toprağımızdır” duygusu uyandırır, bunun ulusal arenada hiçbir yaptırım ya da bayraklaştırma gücü ve yetkisi yoktur.

Ancak, her ne olursa olsun, Türkiye kınama rahatsızlığından bir an evvel kurtulmalı ve kalıcı bir önlem almalıdır, İşte bu önlem Rusya, İran üzerinden geçer.

Musul ve Kerkük Türkiye’nin şerefidir, toprağıdır, bu bölgede Kürt devleti oluşumunu hayal eden bile olsa, o hayal eden hafızalardan süngü ile sökülmelidir.

 

Böyle çılgın bir fikirle, devletçilik oynamaya kalkanlara 05 Haziran 1926 tarihinde, Türkiye, Irak ve İngiltere arasında imzalanan Ankara anlaşmasının 1. Maddesi ile Türk-Irak hududu, Milletler Cemiyeti’nin 29 Ekim 1924 tarihinde kararlaştırdığı şekilde (Brüksel Sınır Çizgisi) kesinleşmiştir. Kuzey Irak’ta bağımsız bir devlet kurulması halinde 1926 Ankara Antlaşması ile Milletler Cemiyeti’nin 29 Ekim 1924 tarihli kararı ortadan kalkmış olacaktır.

Hakkını kullanıp, bölge de ciddi bir kuşatma yapmalıyız.

 

Bu kuşatmaya hiçbir devlet karşı çıkamayacaktır, onlar şeytan planlarını kendilerince ertelemiş olacaklarsa da biz bu durumun asla olamayacağını bir kez daha ortaya koymuş olacağız.

Ankara Antlaşmanın olası bir işgal durumunda devreye gireceği statüko ante’ye dönülerek Musul ve Kerkük petrol alanları dahil olmak üzere Kuzey Irak bölgesi yeniden Türk toprağı olacağı tartışmasız bir gerçektir.

Ve şimdi derhal, “Türkiye statüko ante’den kaynaklanan hakkını kullanacağını diplomatik nota ile duyurmak zorundadır.”

Kuzey Irak’ta bağımsız bir devlet kurulması halinde bu haklara sahip olan Türkiye, bu konunun daha fazla bilincinde olduğuna inanıyorum, işte bu haklar bize kuşatma hakkı da tanımış oluyor.

 

Ortadoğu’nun kopyalamaz kilidi Türkiye’dir, bunu her gün daha fazla kullanıp hissettirmeliyiz, tarihi boyunca hayalden öteye geçemeyen Kürt devleti oyunlarına, kâbus olma vakti geldi de geçiyor.

İsrail’in Erbil ve çevresinden toprak satın alması hiç de küçümsenmeyecek bir hamledir.

Filistin örneğini unutmamak lâzım, orada halâ kanayan yaramız bulunurken aynı yaradan bir tanede Irak’ın kuzeyine açamayız.

Son olarak şunu söyleyeyim, Irak’ın kuzeyinde yapılması planlanan referanduma destek veren Kürtler; Yarın İsrail, Amerika gibi ülkelerin size saldırıp, soy kırım yaptıklarında hangi devletten yardım isteyeceğinizi düşünüp bir kez daha hesap edin bence.

Bu referanduma müdahale edilmezse, bu bir domino referandum olur.

Bu yazı toplam 818 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.