

Bir Bakış Bir Selam Zisino'dan
Burası Zisino; Doğduğumuz gün muhtemelen yağmur vardı. Ayakkabılarımızı bağlamayı öğrendiğimiz gün de. Afacan deresine inmeden daha peşimiz sıra gelen yine o. Yağmur! Hepimizin en az bir tane şemsiyesi, çizmesi ve yağmurluğu yani onluğu vardır. Çatıdan akacak diye ona özel bekletilen tencere, kap çanak. Hepsi hazır kıta.
Bazen bize kızdığında ve üzerimize çok geldiğinde bir köşeye çekilir dua eden biz, bir gün sonra sohbetlerimizde " eba yarim saat daha yağsaydi kesin sele giderduk" diye biraz şükürümsü biraz sitemkar dertleşiriz.
Çay toplayacağımız bir sabaha uyandığımzda onun yine sırıtarak bize baktığını görmek, isyanın başlangıcıdır Zisino’da. Yine mi yağmur der, sıkılır, sitem eder ve "gideceğum haburalardan" kesin deriz. Ve gidince bilmem kaç km uzağa Zisino’dan, ekmeğimize kalktığımız yağmurlu çay sabahlarını özleriz. "Olsam yine oraya da hep yese beni gunubalar" demeyen elbette Zisinolu değildir.
Evet Zisino’nun bir adı özlem bir adı yağmurdur bizde. Belki gelemiyoruz, belki ihmal ediyoruz seni bugün ama biliyor ki nefeslerimizin bittiği gün her nerede olsak da geleceğiz ve alacaksın bizi kucağına. Doğduğumuz gün yağan yağmurun ayrıldığımız gün de yanımızda olmasını bekleyen bizler her yağmur vurduğunda gurbette seni yaşıyor, Zisino.














