1. YAZARLAR

  2. Sultan Göktaş

  3. Neden Ömerler?
Sultan Göktaş

Sultan Göktaş

Yazarın Tüm Yazıları >

Neden Ömerler?

A+A-

AK Parti'de kongre sürecinin yaşandığı bugünlerde Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan çok anlamlı bir cümle kullandı: Ömerleri bulun! Bu cümleyi muhtarlara söylemedi, sokaktaki vatandaşa söylemedi, sosyal medya üzerinden milletvekiliği yapanlara hiç söylemedi.

Genel Başkan olarak bunu teşkilatlarına niçin söyledi? Ömerler daha önceki kongrelerde aranmadı mı veya saf dışı mı bırakıldı? Derdi ve çileyi çekmeyenlerin Ömerleri nasıl bulacağını da söyledi Sayın Genel Başkan.

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bunu neden söyledi? Cumhurbaşkan herkesin bildiği ama pek dile getirmediği şeyi; yani “yüzde 50+1 oy lazım” sözünü sık sık tekrarlıyor.

AK Parti toplantılarında ise tekrarlamakla kalmadı, bunun ne kadar zor olduğunu teşkilatına ders verir gibi anlattı. “Artı 1” dediğine göre bir oyun bile değeri büyük olacaktır.

Bir seçim kazanma uzmanı olan Cumhurbaşkanı bu sözlerle hem kampanyasını erkenden açıyor hem de AK Parti teşkilatlarına bu seçimin herhangi bir parlamento seçiminden farkını hatırlatıyor.

Geçmişte kazanılan yüzde 49.5, yüzde 47, yüzde 45 çok büyük başarıları temsil ediyordu ama yapılacak ilk başkanlık seçiminde zaferi getirmeye yetmeyecektir. Erdoğan’ın kariyeri, meşruiyeti yüksek bir seçim sonucuna odaklıdır. Kendisini siyasi rakiplerinden ayıran da hep bu yüksek fark ve görkemli zaferler olmuştur.

Şu an ortada bir rakibi yokken işini sağlam tutması ve kolları erken sıvaması bu başarılı kariyerin bir gereğidir. Bugünkü teşkilat yapısının yeni bir seçim kazanmasının zor olduğunu mu gördü? Açık açık yorulan çekilsin.

Metal yorgunluğunu söyledi. Bu metal yorgunluğunun ötesinde menfaat yorgunluğu gibi görünüyor. Herkes aynaya bakmalı, kuruluş şartlarını yeniden gözden geçirmeli. Hatta mal varlığını bile. Genel Başkan kazandım, yine kazanırım diye düşünemiyor.

Tabloyu en net kendisi görüyor. Referandum sonuçları acı bir tecrübedir. Teşkilatın da bir rehavete kapılmasını istemiyor. Türkiye’de siyasal tercihler geleneksel “yüzde 70 muhafazakâr yüzde 30 laik blok”la açıklanmıyor çünkü.

Parlamenter sistemde tablo böyle oluşabilir ama başkanlık seçiminde değil. Öyle olsaydı 16 Nisan tabelası böyle şekillenmezdi.

Erdoğan’ı “yüzde 50+1” hedefine kilitleyen de bu durumdur. Bütün seçim sonuçlarının, anketlerin, analizlerin satır aralarını en iyi okuyan lider olarak haklıdır da... Bir hedefi işaret ediyorsa bir bildiği de vardır, endişesi de.

Bu yolda; yani seçilmiş başkan olma hedefinde Erdoğan’ın büyük imkanları olduğu kadar, zorlukları da vardır. Bütün güçlü liderlerin yaşadığı gibi, rakipleri o gücü mağlup etmek motivasyonuna sahip olacaktır.

Tek bir seçimle bütün siyasal iktidarın akşamdan sabaha değişebilme ihtimali muhalefeti heyecanlandıracaktır. Ki açıkça heyecanlandırıyor... Bununla birlikte başkanlık sistemi yılları, her şeye rağmen, tıpkı parlamenter sistemin son yılları gibi AK Parti devri olmaya yakındır.

Bunun birçok siyasal yolu vardır. En garantili yolu ise başlangıç yıllarında yazılan ve toplumu heyecanlandıran “yeni öykü” gibi, şimdi de yeni bir öykü yazmaktan geçer.

Cumhurbaşkanı’nın “Hatalardan ders almamız lazım” gibi cümlelerinde bunun işaretleri var. Mesele tam da budur. Yani, sakin bir zihinle, kaygıdan uzak bir duyguyla, daha demokrat bir Türkiye perspektifi tasarlamaktır. O zaman hem metal yorgunluğu atılmış olacak hem de yeni sistemin sempatisi ziyadeleşecektir.

Burada Ömerleri kim bulacak? Genel Merkez de illerdeki baş Ömerleri önce bulmalı. Sonra teşkilatın Ömerleri kolay bulunur.

 

Bu yazı toplam 235 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.