1. YAZARLAR

  2. Işıl BAYÇELEBİ

  3. Söz Tutma Sanatı
Işıl BAYÇELEBİ

Işıl BAYÇELEBİ

Psikolojik Danışman | Aile Terap
Yazarın Tüm Yazıları >

Söz Tutma Sanatı

A+A-

Söz Tutma Sanatı
   Dünyaya gelip artik dışarıdaki oksijeni anne karnında değil, doğrudan solumaya başladığımız andan itibaren, hayatın yükünü de bir anda sırtlamış oluruz. Anne karnındaki güvenli, sakin ortamda kalmak yerine, dış dünyadaki boşlukta kaybolmadan ilerlemek gerekmektedir artık. 
   Bazı eski psikologlar, intihar sebeplerinin temel dünyaya olan güvensizlikten kaynaklandığını ve anne karnındaki güvenli ortama ölüm aracılığıyla geçebilme çabasının intiharın bir nedeni olduğunu kişisel görüşlerinde belirtmiştir. Kısacası yaşamak, akıntıya karşı kürek çekmek gibidir bazen. 
   Zaman geçtikçe birey büyür ve gelişir. Etrafındaki insanlara alışır, bağlanma duyguları yaşar. Sözler verip, çeşitli konularda onlardan söz alır. Bu durumun getirisi de "sorumluluk" olur. Konuşmak kolaydır eğer ağızdan çıkana bakılmazsa. Uzun uzun konuşabilir insan... Lakin gerek toplumumuzun kültürel bakış açısından, gerekse insan olmanın vicdani yönünden kaynaklı olarak, verilen sözlerin tutulması gerekir. Verilen sözü yerine getirmek, iki kişi arasındaki güvenin gelişmesinin de temel taşıdır. Ancak insanların karşısındaki kişi veya kişilere, tutamayacakları sözleri vermesi hem aile içinde, hem toplum içinde hem de ikili ilişkiler içinde güvensizliğe ve hayal kırıklığına sebep olur. 
   Her insanın kendi kişisel dünyasına ait hayalleri vardır, yaşam telaşı ile ilgili. Bu hayaller bazen tek kişilik, bazen iki kişinin beraber kurduğu, bazen de daha farklı ve çoğul olabilir.
   Bir insana hayaller kurdurup, sözler verip, kendine inandırmak onun size güvenliğini ifade eder. Güveni kırıldığında ise, kişi kendisini değersizlik duyguları ile baş başa bulur. Bireyin hayatının başında elde ettiği 'sen değerlisin' düşüncesi yerini 'artık hiçbir önemin yok' düşüncesine bırakır. Bu durum toplumda yayıldıkça kişilerarası güvensizliler meydana gelir. Yalan söylemenin temelinde yatan da budur. Bu kısımda aileye ve öğretmenlere büyük bir sorumluluk düşmektedir. Her birey yetiştirilirken, değerli olduğu düşüncesi ona doğrudan ya da dolaylı olarak aktarılmalıdır. Verilen sözün yerine getirilmesinin gerekliliği bireye örneklerle ifade edilip, açıklanmalıdır. 
   Dürüstlüğün ve sorumluluk alabilmenin önemi küçük yaşlardan itibaren çocuğa verilmelidir. Bu sayede daha dürüst insan ilişkileri kurulur. Toplumda huzur ve güven oluşur. Hayalkırıklığı yaşamak yerine, beklentilerinin gerçekleştiğini gören birey, kendisinin ve sahip olduklarının değerini daha iyi kavrar. 
Dürüst insanlarla karşılaşmanız dileğiyle... 
   

 

Bu yazı toplam 656 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.