1. HABERLER

  2. OF

  3. [Of'un Değerleri] Zekeriya Abanozoğlu
[Of'un Değerleri] Zekeriya Abanozoğlu

[Of'un Değerleri] Zekeriya Abanozoğlu

Of’un değerlerinin tanıtılması amacıyla hazırladığımız röportajlar serisinde bu hafta Trabzon Sosyal Bilimler Lisesi Müdürü Zekeriya ABANOZOĞLU’na konuk olduk.

A+A-

Ekibimizi sıcak bir şekilde karşılayan Of’umuzun Taşhan mahallesinde doğup, büyüyen ABANOZOĞLU’na şahsı, eğitim konularında ve ilçemiz hakkında sorular yönelttik.

Zekeriya ABANOZOĞLU kimdir? Bizlere kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?

- Ben Solaklı Vadisinin bir çocuğuyum. Ve bu vadinin tüm özelliklerini taşıyorum. Değerlerine saygı duyan ve bu değerleri yaşayıp yaşatmaya çalışan bu değerlerle çatışan her şeyle de çatışan biriyim. Pek çok Of’lu gibi  boş durmayı ve duranları sevmem,  doğru bildiğini söylemekten çekinmem, galiba biraz da eyvallahı olmayan bir kulum.

 

Her ne kadar Trabzon’da ikamet ediyor olsanız da Of’a gidip geldiğinizi biliyoruz? Ne gibi değişiklikler gözlemliyorsunuz ilçemizde?

- Genelde köyüme giderim. Zaman beni köyden çıkardı ama köyü içimden çıkaramadı. İlçemde öyle fark edip çok anlamlı bulduğum bitmiş, tamamlanmış bir değişiklik yok. Ama bir kısım güzel işler oluyor. Bitince güzel olacak inşallah.

 

Yıllardır Trabzon’da eğitim camiası içerisindesiniz, Trabzon şehrinin Türkiye’de bugün eğitimde yakaladığı başarı çıtasının ve bunun alt yapısını yorumlayabilir misiniz?

- Ülke standartlarının üzerinde bir yönetici kadromuz var. Müteahhit müdürler devri geride kaldı. Doğrudan eğitimin içinde arkadaşlarımız var. Öğretmen kadromuz da yine ülke şartlarına göre iyi. Velilerimizde artık bu işi önemsiyor. İl olarak yatırım, donanım sorunlarımızı aştık sayılır. Tek sorun insan kaynaklarını geliştirmek, onu da bit tamam yapmaya çalışıyoruz. Eğitimde diğer illere göre bir çıkışımız var. Ama ülke şartları ile karşılaştırmak da ne kadar doğru. Malum eğitim istenilen kaliteyi yakalayamadığımız bir alan.

 

Trabzon Sosyal Bilimler Lisesi ilimize ve ülkemize sosyal ve kültürel alanlarda sunduğu katkılardan bahsedebilir misiniz?

- Çok önemli sosyal sorunlarımız var. Bunları tespit edip çözüm üretecek bilim insanı kadroları lazım. Zor bir coğrafyada yaşıyoruz bize bizi bu coğrafyada tutacak, yaşatacak ve geliştirecek liderler lazım. Hukuk düzenimiz sorunlu, düzeltecek liyakatte hukukçular lazım. Biz ülkeye bunları sunuyoruz ve tüm eğitim uygulamalarımız bunların üzerine kurgulanmış. Neyi eleştiriyorsak onu yapmamak, neyi önemsiyorsak onu yapmak için uğraşıyoruz.

 

Takip ettiğimiz kadarı ile okulunuz üniversite yerleşmelerinde hemen hemen her yıl rekor yerleştirme oranları yakalıyor. Bu yıl ki mezunlarınızdan ve geçmişte üniversite yerleştirmelerinde elde ettiğiniz sonuçlardan bahsedebilir misiniz?

- Okulumuz kendi türünün en başarılı okullarından biridir. Hatta en son ÖSYM sonuçlarına göre matematik alanında türünde birinci, edebiyat, Türkçe, sosyal bilimler  alanında ülkede tüm liseler arasında birinci okul oldu. Bunu da kimse bilmez. Söyleyince kimse inanamıyor.  Hatta bir öğrencim, hocam şimdi biz Galatasaray lisesinden de mi iyiyiz; nasıl olur, diye sordu.O da inanamıyor.  Yerleştirme oranlarımız her sene %90'nın üzerindedir. Sosyal, kültürel ve bilimsel faaliyetlerde de çok iyiyiz. TÜBİTAK'ta ilimizde ülkemizde birinci olabilen tek okuluz. Standartların dışında analiz, sentez ve değerlendirme gibi bilişsel basamaklara vurgu yapan üst düzey eğitim yapıyoruz. Biz ortalama ülkemizde  100 binden 90  öğrenci alıyoruz. Ama bu sene ilk  binde 4, ilk  on binde 35 öğrencimiz vardı. Öğrenciyi aldığımız yer ile mezun ettiğimiz yer arasındaki bu fark işte okulumuzdaki emeğin ve sloganı olan ‘Sadece Farklı’nın farkıdır.

 

Türkiye’de hatta dünyanın birçok ülkesinde Fen Bilimleri öncelikli destek gören alanlar olmuşlardır. Biliyoruz ki, bir ülkenin kalkınmasında Fen Bilimleri alanları kadar Sosyal Bilimler disiplinleri de önemli bir yer tutmaktadır. Yıllardır Sosyal Bilimler Lisesi Müdürlüğü yaptığınızdan bahsettiniz, bu anlamda ülkemizde Sosyal Bilimler’ in hak ettiği değeri aldığını düşünüyor musunuz?

- Sosyal bilimler özellikle son 60 senedir üvey evlat durumunda kalmıştır. Bir fen alanı fetişizmi var. Eğitim sistemimizde  doğrular değil algılar hakim. Doğru dürüst bir yöneltme, yönlendirme faaliyetimiz yok. Öğrencilerimizi aldıkları  puana göre sıralıyoruz. Puan her şeyin temeli olmamalıdır. Maalesef okullarımızda ilgi, istidat ve yetenek gibi insani hususlara göre bir yöneltme yok. Bu insan haklarına aykırı bir haldir. İnsani değildir. Bu sene üniversitelere 75 bin mühendis adayı kayıt yaptı. 5 bini bile işe giremeyecek. Hatta 500'ü iş bulsa sevinsin. Sosyal sorunlarımız var. Bunların çözümlenmesi lazım. Ama bu alan hep kenarda tutulmuş. Fen bilimleri hep gözde olmuştur. Ne yaparsak yapalım bu algı değişmiyor. Oysa fen liselerinde bu yıl  yerleştirme oranları  %51 olmuş. Bu en iyi öğrencilerin %49'u nerde. Başarılı olamamışlar. Okulları onları hedeflerine taşıyamamış. Şimdi tekrar ek derslerle, dershanelerle hedeflerine varmaya çalışacaklar. 

- Sosyal bilimler benim hayatımın çok önemli bir parçası ancak fen lisesinde de 6 yıl yöneticilik yaptım. O zamanlar Yomra Fen Lisesi  Doğu Karadeniz’in tek fen lisesi idi. Çok üst düzey zihni beceriye sahip öğrenciler gelirdi. Zaten ülkemizde de 20 tane falan vardı. 96 öğrenci alırdık. Bunların bile 15-20 tanesinin sosyal bilimler alanında daha yetenekli olduklarını fark ederdik. Şimdi ise 300 tane var. Anadolu liselerinde okuyanların da  %80’i fen alanını tercih ediyor. Fen alanı akademik anlamda büyük bir vakum gibi çocukları yeteneklerine ilgilerine bakmadan çekip alıyor. Bu kadar doktoru, mühendisi alacak ne üniversitelerimiz var ne de iş imkanları.

 

Eğitim yaşantısında birçok hatıranız olmuştur. En sıra dışı olup aklınıza gelen bir anınızı bizlerle paylaşabilir misiniz?

- Elazığ ilinde görev yaparken görev yaptığım ilçeyi ve okulu bir yarışmada başarı ile temsil eden öğrencime bir hediye almak gerektiğini ilçe kaymakamına izah ettim. Bana seç beğen al, benim adıma, hesabı da bize göndersinler dedi. Ben de pahalı bir saat aldım. Kaymakam bey beni çağırdı, hoca vur dedik sen öldürdün,  dedi. Sayın kaymakamım ucuz bir şeyi hem size, hem öğrenciye yakıştıramadım dedim. Kaymakam hadi öyle olsun dedi. Şimdi ikisi de kaymakam.

 

16 yıllık eğitim yöneticiliği hayatınızdaki yönetim vizyonunuz nedir?

- Yönetici olarak Hz. Ömer ve Yavuz Sultan Selim çok etkilendiğim tarihi şahsiyetler. Yönetim anlayışlarını örnek almaya çalışıyorum. Vizyon mu dersiniz başka bir şey mi bilmem ama onlar örneklerim. Hz. Ömer ve Yavuz Sultan Selim hakkında hatırı sayılır okumalar yaptım. Onların yolundan gidersem Allah beni onların ulaştığı yere ulaştırır diye bir umudum var.

 

Okul olarak aşamadığınız sorunlar var mı?

- Ulaşım sorunumuz var. Onu aşmada sorun yaşıyoruz. Okulun merkezden biraz uzak oluşundan kaynaklanan bir sorun. Bir de yardımcı personel sıkıntımız oluyor. Onun dışında başka bir sorunumuz yok.

 

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mıdır Müdür Bey?

- Çok iyi bir kadromuz var. Saygı ve adalet öne çıkan değerlerimiz. Sosyal Bilimlerde 8. senemi dolduruyorum. Seneye rotasyon var. Allah hangi kapıyı açar bilmiyorum. Ama sanki  aklım hep burada kalacak. Size de Of gibi değerli insanların  harman olduğu yerde beni de onların arasında sayıp röportaj yaptığınız için teşekkür ediyorum.

 

bef63036-a16c-4469-99d0-86ac400440ea.jpeg

Bu haber toplam 2787 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.